Blog

otizm belirtileri

Otizm Belirtileri: Çocuğunuz Otizmli Mi?

Araştırmalar, otizmin neden kaynaklandığı sorusuna genetik faktörler ya da doğum-öncesi komplikasyonlar gibi bazı cevaplar sunuyor. Diğer pek çok nörobiyolojik bozukluk gibi otizm belirtilerini net olarak belirlemek mümkün değil. Erken çocuklukta ortaya çıkan otizm, bu belirsizlik nedeniyle pek çok ebeveyni hazırlıksız yakalıyor.

Ebeveyn müdahalesinin teşhis ve adaptasyon aşamasında son derece kritik olduğu otizmin belirtilerine dair bilgi sahibi olmak, çocuk sahibi olan ya da olmayı planlayan tüm bireyler için büyük önem taşıyor.

İletişim uyumsuzlukları

Otizmin en göze çarpan belirtilerinden biri sosyal iletişim bozukluğudur. Otizmli çocuklar genellikle dil becerisi geliştirmede gecikme yaşarlar ve dile hâkim olmada zorlanırlar. Bu durum çocuğun alışılmadık, anlamsız dilsel ifadeler geliştirmesine yol açar. Otizmli çocuklar konuşulan konuyla ilgili olmasına bakmadan belirli kelime, sayı ya da sözleri tekrar eder, bu tekrarları bağlamsız bir biçimde sürdürürler.

İletişim bozukluğunun izleri, sözel olmayan iletişim kanallarında da görülebilir: Otizmli çocuklar genellikle göz kontaktı kurmada sıkıntı yaşarlar. Yüz ifadelerinde, jest ve mimiklerinde uyumsuzluk gösterirler, beden dillerini kullanmakta zorlanırlar. Bu problemlerinin yanında otizmli çocukların akranlarıyla iletişim kurmada, oyun oynamada, duygusal tepkilere cevap vermede sıkıntı yaşadığı da gözlemlenir.

Dikkat ve ilgi dengesizlikleri

Dikkat eksikliği ya da beklenmedik dikkat yoğunluğu da otizm belirtileri arasındadır. Otizmli çocuklar etraflarında olup bitenlere dikkatlerini vermekte zorlanırlar ya da belirli bir meseleye, nesneye ya da harekete beklenmedik bir biçimde dikkat kesilirler. Bazı otizm vakalarında dilsel ve iletişimsel uyumsuzluk kendini belirli bir konuyla aşırı derece ilgilenme, sürekli o konu hakkında öğrenmeye çalışma, o konuda ders veriyormuş gibi konuşmalar yapma olarak gösterir.

Tekrar takıntısı

Otizmli çocuklar yalnızca dilsel ifadelerde ve sosyal iletişimde değil, gündelik hayat pratiklerinde de tekrara yönelirler, belirli bir davranışa, etkinliğe ya da harekete takıntılı bir biçimde sabitlenirler. Tekrara dayalı davranış bozukluğu kendini belirli bir rutinde aşırı ısrarcılık, bazı beden hareketlerini sürekli yapma eğilimi ya da bazı nesneleri hep aynı biçimde hareket ettirme isteği olarak gösterebilir. Bu tekrar düzeninin bir biçimde aksaması otizmli çocuklarda aşırı tepkiye yol açar.

Bilinçli bir ebeveynin görevi bilimsel bilgilere güvenmek ve çocuğunun karşılaşabileceği sıkıntılara karşı tetikte olmaktır. Her çocuğun başına gelebilecek bir rahatsızlık olan otizmin doğuracağı sıkıntıları en aza indirmenin yolu bu rahatsızlığın belirtilerine dair donanımlı olmaktan geçiyor.

Bu yazıyı paylaşın

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir