Çocuğumun gelişiminde sorun var!

Konuşması geciken bir çocukta neler araştırılmalı?

  1. İşitme kaybı: Lisan öğrenmeyi olanaksız kılacak işitsel duyu yitiminin orta ve şiddetli düzeyde, yani 60-70 db değerinde olması gerekir. Sessiz harflerin algılanması için gerekli yüksek frekanslı seslerin geniş ölçüde bozulmasına neden olan duyma yitimleri tehlikelidir ve gözden kaçabilir. Konuşulan lisanın büyük kısmı sessiz harflerden oluştuğu için yüksek frekanslı seslerin kaybı lisan öğrenmeyi olumsuz yönde şiddetle etkiler, hatta bazı çocuklarda tamamen ortadan kaldırır.
  2. Fiziksel nedenler: Yarık dudak, yarık damak ve konuşma organlarına ait diğer anatomik bozukluklar bunlar arasındadır.
  3. Depresyon, psikoz gibi psikiyatrik tablolar
  4. Psikososyal deprivasyon: Sağır-dilsiz ebeveyn, çocuk istismarı ya da ihmali vb. gibi nedenler söz konusudur.
  5. Diğer: Evde birden fazla yabancı dil konuşulması, kardeşlerin ikiz olması, erkek çocuk olma, dilin özelliği (örneğin rusça geç öğrenilir) diğer etkenlerdir.
  6. Mental rötardasyon ya da zihinsel yetersizlik: Çoğu zaman lisan öğrenme işlemini yavaşlatır ve lisan öğrenme yeteneklerinin zayıflamasına yol açar. Ancak lisan öğrenme yeteneğini tümüyle engellemesi için zihinsel bozukluğun çok şiddetli olması gerekir. Zihinsel işlevleri yeterli olmayan çocuklarda sadece dil yetisinde değil, diğer birçok bilişsel yeti alanında bozukluk görülür.
  7. Gelişimsel dil bozukluğu:
    • 2-7 yaş arası çocuklarda bildirilen konuşma gecikmesi görülme sıklığı % 2.3 – 19 oranındadır.
    • Normal zekâsı olan çocuklarda sadece dil yetisine ait çeşitli düzey ve derecelerde görülen bir bozukluktur.
    • Genetik bir temelde beyin gelişimindeki bozukluklara bağlı olarak ortaya çıkar. Gelişimsel disfazide, normal dil gelişimi hem nicelik, hem de nitelik açısından değişik bozulmalara uğrar. Gelişimsel dil bozukluğunun değişik tipleri vardır. Örneğin telaffuz kusurları fonolojik bozukluk olarak tanınır. Klinikte sıkça görülen hem telaffuz, hem de cümle yapısına ilişkin ifade bozuklukları ise fonolojik-sentaktik bozukluklar olarak isimlendirilir.
    • Küçük çocuklarda anlama bozuklukları, lisanın işlenmesi ve oluşturulmasını değişmez bir tarzda etkilediği için bu tip bozukluklar, her zaman olmasa bile, anlamanın sıklıkla ifadeye göre korunduğu mikst tip bozukluklara yol açar. Buna karşın saf ifade bozukluklarıyla da izole bir şekilde karşılaşılır.
    • Gelişimsel disfazi, erkek çocuklarda daha sık görülür.
    • Konuşması geciken bu çocukların 1/3’ü parmak ucuna basarak yürür. Nedeni bilinmez.
    • Gelişimsel dil bozukluklarında özel bir tanı tekniği yoktur. Tanı, klinik değerlendirme ve testlerle konabilir. Tedavide dil ve konuşma terapisi uygulanır.
  8. Otizm: Otizm birçok gelişimsel sorunla bir arada olur. Zekâ geriliği eşlik edebilir veya etmeyebilir. Dil gelişimini etkiler. Ekolali, mutizm, şahıs zamirlerini karıştırma, dili sadece gereksinim ifade etme amacıyla kullanmama görülür. Özel bir formu olan semantk-pragmatik bozuklukta mecazlar, deyimler, espriler, imalar anlaşılmaz. Dillin sosyal kullanımında ya da görgü kurallarına uygun kullanımında sorunlar vardır.

 

Gelişimsel Dil Bozukluğu

  • 2-7 yaş arası çocuklarda bildirilen konuşma gecikmesi görülme sıklığı % 2.3 – 19 oranındadır.
  • Normal zekâsı olan çocuklarda sadece dil yetisine ait çeşitli düzey ve derecelerde görülen bir bozukluktur.
  • Genetik bir temelde beyin gelişimindeki bozukluklara bağlı olarak ortaya çıkar. Gelişimsel disfazide, normal dil gelişimi hem nicelik, hem de nitelik açısından değişik bozulmalara uğrar. Gelişimsel dil bozukluğunun değişik tipleri vardır. Örneğin telaffuz kusurları fonolojik bozukluk olarak tanınır. Klinikte sıkça görülen hem telaffuz, hem de cümle yapısına ilişkin ifade bozuklukları ise fonolojik-sentaktik bozukluklar olarak isimlendirilir.
  • Küçük çocuklarda anlama bozuklukları, lisanın işlenmesi ve oluşturulmasını değişmez bir tarzda etkilediği için bu tip bozukluklar, her zaman olmasa bile, anlamanın sıklıkla ifadeye göre korunduğu mikst tip bozukluklara yol açar. Buna karşın saf ifade bozukluklarıyla da izole bir şekilde karşılaşılır.
  • Gelişimsel disfazi, erkek çocuklarda daha sık görülür.
  • Konuşması geciken bu çocukların 1/3’ü parmak ucuna basarak yürür. Nedeni bilinmez.
  • Gelişimsel dil bozukluklarında özel bir tanı tekniği yoktur. Tanı, klinik değerlendirme ve testlerle konabilir. Tedavide dil ve konuşma terapisi uygulanır.

 

Konuşma gecikmesinin uzun vadede olumsuz etkileri vardır!

  • Küçük çocuklarda ağır konuşma ve dil bozuklukları daha sonraki eğitsel başarıyı yoğun girişimlere rağmen olumsuz etkiler.
  • 5-5 yaşları arasında dil ve konuşma sorunu olan çocukların ilköğretim yıllarında artmış oranda akademik başarı sorunları olur.
  • Bu sorunlar 5.5 yaş sonrasına uzadığında artan dikkat ve sosyal sorunları olur.
  • Dil ve konuşma sorunları 7.5-13 yaşları arasında sebat edenlerde yazma becerilerinde sorunlar, özellikle yazı yazmada hatalar, noktalama işaretlerinde yanlışlar görülür.
  • Dil ve konuşma gecikmesinden kuşkulanıldığında yönlendirme yapmadan önce yakından izleme tercih edilir ama bu yöntemde de dil ve konuşma gelişimi için kritik olan yaşları geçirmemek için  dikkat etmek gerekir.
  • Dil ve konuşma gecikmesi olan 3.5 yaşından küçük çocukların 2/3 ü, 1 yıl müdahale edilmeden beklediklerinde terapi gerektirmişlerdir.
  • Hangi çocukların dikkatli bir takip ile beklemekten yarar göreceğini belirlemek zordur. Dil ve konuşma terapistinin çocuğun iletişimsel işlevlerine ait değerlendirmesi ile birlikte karar vermek gerekir.