Blog

Çocuğum Otizmli Mi? Otizmi Fark Etmenin 5 İşareti

Bundan 30 yıl önce otizm, çok ender rastlanan bir durumken, son zamanlarda otizmle ilgili çok fazla vaka duymaya başladık. Artık insanlar otizm hakkında daha fazla bilgi sahibi ve otizmli tanısı konmuş çocukların sayısında ciddi bir artış var. Bu noktada önemli bir soru ortaya çıkıyor: Otizm tanısı konulan çocukların sayısının artışı otizmli insanların sayısının artışından mı yoksa farkındalığın artışından mı kaynaklanıyor? Diğer bir deyişle, bugün çocuklarımızın otizmli olma olasılığı eskisine göre daha fazla olabilir mi?

Resmi istatistikler, otizmli insanların sayısının arttığını gösteriyor. 2013 yılında ilan edilen istatistiklere göre, genel nüfusun %1’i otizmliyken, bu araştırmadan 19 yıl önceki istatistikler yüzde 0.02 ila 0.05 arasında bir tahminden bahsediyordu.[1] Prof. Dr. Barış Korkmaz ise, oranın bugün 68’de bir olduğu yönündeki görüşü paylaşıyor.

Diğer taraftan sosyal iletişim ve sosyal ilişki bozukluğu olarak görülen otizm, tanı koyması zor bir durumdur. Çünkü hiçbir belirti tek başına otizm tanısı koymaya yetmeyeceği gibi, otizmli çocukların hepsi tüm otizm belirtilerini göstermeyebilir. Üstelik otizmli her bir çocuk, diğerlerinden farklıdır. Otizm tanısı koymak için kullanılabilecek herhangi bir biyolojik tetkik yöntemi olmadığı gibi, yalnızca gözleme dayanarak ve aileden alınan bilgilere göre karar verilir.

Çocuğum otizmli mi?

Çocuğunuzun otizmli olup olmadığına dair bir karara varmak için mutlaka bir uzmana danışmanız gerekir. Peki uzmana ne zaman gitmeniz gerektiğine nasıl karar vereceksiniz? Aşağıda otizmi fark etmenizi ya da düşünmeniz gerektiği gösteren başlıca 5 durumu görebilirsiniz. Aşağıda otizmi fark etmenizi sağlayabilecek ya da otizm olasılığı üzerine düşünmeniz gerektiğini gösteren başlıca 5 durumu görebilirsiniz. Bu durumların birkaçını çocuğunuzda gözlemliyorsanız, erken teşhisin çocuğunuzun gelişiminde büyük rol oynadığını unutmayın ve derhal bir uzmana danışın.

Göz göze gelmekten kaçınmak

Göz kontağı kurmak, sözsüz iletişim biçimleri arasında oldukça önemlidir. Otizmli insanlar için temel iletişim araçlarından biri konusunda sorun yaşamak, çeşitli olumsuz etkiler yaratabilir. Çoğu otizmli bebek ya da çocuk yaşıtlarına göre daha az göz göze gelir. Bakışlarını insanların gözlerinden kaçırmaları sonucunda, bu çocukların konuşan kişiye kulak verip vermedikleri, hatta duyup duymadıkları sorgulanabilir. Bu da otizmli kişi için olumsuz bir duygu durumuna yol açar.

Diğer taraftan otizmli çocukların göz teması kurmaya zorlanması, işleri daha da yokuşa sürer. Çünkü bu durumda çocuk, kendini güvende hissetmeyerek tedirgin olacak ve iletişim kurmaktan daha da uzaklaşacaktır.

Adıyla seslenince yanıt vermemek

Otizmli çocuklar bir veya birkaç duyusundan (tat, dokunma, işitme, görme gibi) gelen uyarılara karşı aşırı bir tepki verebilirler veya tepkisiz kalabilirler. (Barış Korkmaz, Ah Şu Otizm, Aba Yayıncılık, 2017) Otizmli çocukların, işitme sorunu yaşadığı düşünülerek sıklıkla bu sebeple doktora götürülmesi oldukça yaygın bir durumdur. Çünkü adıyla seslendiğiniz zaman dönüp size bakmama olasılıkları yüksektir. Diğer taraftan seslenince bakmamalarına rağmen araba kornası gibi bir sese aşırı hassas olabilirler.

Tek bir nesneyle saatlerce oynamak

Otizmli çocuklar, nesnelere aşırı derecede bağlılık gösterebilir ve sebebini anlayamadığınız şekilde bazı oyunlarda ısrarcı olabilir. Saatlerce akvaryumdaki balıklara bakabilirler. Nesnelerin bütününden çok küçük bir parçasına ilgi duyabilirler. Örneğin, oyuncak arabanın tekerini saatlerce havada döndürebilirler.

Bu tekrarlar, yaşam rutinlerine de yansır ve gün içinde tekrar etmek üzere bazı ritüeller belirleyebilirler. Örneğin, bir odadan çıkmadan önce tüm eşyalara bir kez dokunmak gibi. Nesnelere ya da bu ritüellere bağlılıkları büyük sorunlara sebep olabilir. Çünkü düzende oluşacak en ufak bir sapma durumunda öfke nöbetleri geçirebilirler. Okulda oturduğu yer değiştiğinde beklediğinizden fazla tepki vermesi bazen bir işaret olabilir.

Bedensel yakınlaşmadan gerginlik duymak

Otizmli çocuklar genellikle biri onlara sarıldığında gerilirler. Bunu anlamak için, örneğin, kucağınıza oturttuğunuz zaman rahatça sırtını size yaslayıp yaslamadığına, siz ona sarıldığınızda kollarını size rahatça sarıp sarmadığına bakabilirsiniz. Hatta bazen, hafifçe dokunulduklarında bile ürkerek çığlık atabilirler.

Sosyal ilişki geliştirmekte zorlanmak

Otizmli çocuklar sosyal etkileşime girmekte zorlanırlar. Diğer insanlara, özellikle yaşıtlarına karşı ilgisiz davranırlar. Bunun en büyük sebeplerinden biri bir oyuna nasıl katılacağını bilememek, farklı oyun veya aktivitelerle ilgilenmemek ya da diğer çocuklardan korkmak olabilir. Daha önce de söylediğimiz gibi, her otizmli çocuk diğerinden farklıdır.

Aslında ilişki kurmaya çalışsalar da başarılı olamayabilirler, çünkü çabaları diğer çocukların fark edebileceğinden çok daha düşük seviyede olacaktır. Bunun sonunda tek başlarına olduklarında daha rahat hissederek tek başlarına oynamayı seçebilirler. İlerleyen yaşlarda, kişilerarası ilişkilerde ve mizahı kavramada sorunlar yaşarlar.

Çocuğumun otizmli olduğundan şüpheleniyorum, ne yapmalıyım?

Yukarıda saydığımız 5 durumu çocuğunuzda gözlemliyorsanız ve çocuğunuzun otizmli olduğundan şüpheleniyorsanız, vakit kaybetmeden bir doktora başvurmalısınız. Bu konuda uzman bir kişi, otizm tanısı koymak üzere farklı metotlardan birini ya da birkaçını kullanarak bir sonuca varabilir.

Otizmli çocukların özel bir eğitim aracılığıyla sosyal ilişkiler kurmasına destek olunur. Böylece çocuğunuz otizmliyse, farklı olduğunu bilerek toplumdaki yerini bu farkı kavrayarak inşa edebilir.


[1] https://www.psychiatry.org/psychiatrists/practice/dsm, 14 Aralık 2017.

[2]

Bu yazıyı paylaşın

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir